Biyolojik Etkileri ; Ozonun insan vücudu üzerinde antimikrobiyal, bağışıklık sistemini uyarıcı, kan dolaşımını arttırıcı, biyosentetik, analjezik, detoksikasyon ve biyoenerjetik etkileri vardır .
Antimikrobiyal etki: Ozon, bakteri, mantar ve virüsler üzerinde sitotoksik bir etki gösterir. Ozonun antimikrobiyal etkisi; ikincil oksidan etkiler nedeniyle çift yönlü bağların ozonolizi sonucu hücrenin sitoplazmik zarına hasar vermesi şeklindedir. Bu etki mikrobiyal hücreler için non-spesifiktir ancak insan hücrelerinin yüksek düzeydeki oksit giderici yeteneğinden dolayı, insan hücrelerine zarar vermez. Ozon antibiyotiğe dirençli türlerde de çok etkilidir. Viral enfeksiyonlarda ozonun etkisi; enfekte hücrelerin peroksit ve reverse-kriptaz aktivitesindeki değişikliklere olan hassasiyetine dayanır. Ozonlanmış suyun oral gram pozitif-negatif mikroorganizmaları ve candida albicansları öldürmede etkili olduğu bildirilmiştir. Yüksek konsantrasyonlu ozon bakterileri hızla öldürür ve diğer bakteri öldürme ajanlarından 1000 kat daha güçlü olabileceği bildirilmiştir. Tedavilerde genellikle ortalama konsantrasyonda ozon kullanılır. (oksijen/ozon gaz karışımında mililitrede; 0,25 birim ozona, 99,75 birim oksijene karşılık gelir). Sıvı ya da gaz formdaki ozon, bakteri, fungus, protozoa ve virüslere karşı güçlü bir oksidandır. Klorinin toksik yan etkilerine sahip değildir ve klorine göre daha düşük konsantrasyonlarda daha güçlü bir oksitleyicidir; ozonun bir molekülü, klorinin 3000 ila 10000 molekülüne eşittir, hastalık etkeni organizmaları 3500 kat daha hızlı öldürebilir. Ozon birçok organik bileşiği oksidize edebilir ve çok güçlü bir antiseptiktir.
Bağışıklık sistemini uyarıcı etkisi: Ozon hücresel ve hümoral bağışıklık sistemini etkiler. Immünokompetan hücrelerin ve immünoglobülinlerin sentezlenmelerinin artışını uyarır. Aynı zamanda makrofajların işlevlerini ve mikroorganizmaların fagositoza duyarlılığını arttırır. Ozon interlökin, lökotrien, prostaglandin gibi iltihap giderici ve yara iyileştirici sitokinlerin sentezlenmelerine neden olur. Düşük konsantrasyonlu ozon immünostimülatif etkiye neden olur. Ancak yüksek konsantrasyonlu ozon, immünodepresif etki yaratır.
Antihipoksik etkisi: Ozon, dokulardaki oksijen basıncını ve kandaki oksijen dolaşımını arttırır. Bu hücresel metabolizma değişikliği aerobik işlemlerin aktivasyonu ve enerjetik kaynaklarının kullanımıyla sonuçlanır. Tekrarlayan düşük dozlu ozon uygulamasının etkili olduğu enzimler; super-oksit dismutazlar, katalazlar, dehidrojenazlar ve glütasyon peroksidazlardır. Bunlar organizmaları serbest radikallerin etkilerine karşı koruyan kompleks enzimatik sistemlerin bir parçasıdır. Aynı zamanda ozon eritrositlerin oksijen dolaşımını arttırmalarını sağlar. Dolaşımla ilgili bozuklukların tedavilerinde kullanılır . Ozon, iltihaplı doku metabolizmasında oksijenasyonu arttırarak ve lokal iltihaplanmayı azaltarak iyileşmeyi sağlar. Eritrositlerin hücre zar yapısını değiştirerek ve negatif yüklerinin artmasına neden olarak elastikiyet kazanmalarını sağlar, kapillerden geçişini hızlandırır. Kanın dokulara oksijen bırakma yeteneğini sağlayan 2,3 DPG (difosfogliserat) miktarında artış meydana gelir. Bu da oksijenin iltihaplı dokuya geri dönmesine imkân tanır. Ozon, nitrözoksit gibi damar genişleticilerin salgılanmasına neden olur. Küçük atardamarların ve küçük damarların genişlemesinden de sorumludur. Kan dolaşımını arttırmak, anjiogenezi aktive etmek ve oksijen metabolizmasını uyarmak ozonun diğer önemli etkilerindendir.
Biyosentetik etkisi: Protein sentezi mekanizmasını aktive eder. Hücrelerdeki ribozom ve mitokondri miktarını arttır. Hücre düzeyindeki bu değişiklikler; fonksiyonel aktiviteleri attırarak, doku ve organlardaki yenilenme potansiyelini uyarır.

