Ankara Akupunktur ve Mezoterapi
Ozon Tedavisi Tarihçesi

Ozon Tedavisi Tarihçesi

Ozon, oksijenin (O2), bir oksijen atomuyla (O) daha birleşmesiyle oluşur (O3). Ozon havadan ağır bir gazdır. Dünyamızın üzerini sarar, ve zararlı ışınlardan bizleri korur. Sabahın erken saatlerinde deniz kıyısında içimize çektiğimiz koku düşük miktardaki ozon gazının kokusudur.

500 yıl önce İngiliz Kraliçesi Elizabeth bakır kaplar oluşturarak. içerine su doldurup yıldırım düşen yerlere bu kapları yerleştirmiş. Yıldırımın tepkimesi ile o suyun içerisinde ozon meydana gelmiş , bu suyu gerek içerek , gerek yıkanarak, hem güzelliğini hem belli rahatsızlıklarının giderildiğini iddaa etmiş. Kraliçenin güzelliğinden etkilenenler de aynı yöntemi kullanır olmuşlar. Yıllar sonra bu gazı oluşturabilmek için çok gelişmiş teknolojik makinalarımız mevcuttur.

Ozon, 1840 yılında Alman kimyacı Christian Frederick Schonbein tarafından, İsviçre, Basel Üniversitesi’nde keşfedilmiştir. Ancak ozon hakkında 1932 yılına kadar bilimsel araştırma yapılmamıştır.

1. Dünya Savaşı sırasında ozon; Alman askeri birliklerinde travma sonrasında gazlı kangren, enfekte yaralar, hardal gazı yanıkları ve fistüllerin tedavisi için kullanılmıştır. Amerika’da 1880-1932 yılları arasında ozon alternatif ilaç olarak kabul edilmiştir5 . 1930 yılında diş hekimi Dr. E.A. Fisch, ozunu (sıvı hali) çalışmalarında kullanan ilk doktordur. Ozonu, arkadaşı Dr.Erwin Pyre’a tanıtmıştır. Erwin Pyre, ozonu cerrahide kullanıp sonuçları 59. Alman Cerrahi Birliği Toplantısı’nda sunmuştur. Bugün ise ozon tedavileri birçok ülkede geçerliliği kabul edilmiş tedavi yöntemleri arasında yer almaktadır.